Sevdanın görmüş ve geçirmiş öbür yarısıydın sen, Susardın gecenin sessizliğinde, Yalnızca ismin konuşurdu. Affetmezdin hiç. Yolu aşka düşen herkes acı çekmeliydi sence, Acıyla yoğrulmalıydı yaşanan sevda. Öyle varılıyordu tadına çünkü... O yüzden, Bütün susmalarında,...
Gittiğin gün Nisan değildi, yağmurları çoktan yağmıştı şehrin. Kuru topraklar kalmıştı aşktan geriye. Şimdi sızlayıp duran yüreğim değil, kahpe kurşunlarla vurulduk. Boynumuz eğik kaldı. El-pençe...
unutacak olsam seni, önce gözlerin olurdu veda ettiğim, sonra vurgun yemiş rüyalarım elbet, ellerini silerdim bi kalemde tutunacak yer bulamaz ağlardım. unutacak olsam seni, yalnız kalmış şarkılar yazardım. aşkına yalvaran dualar. susardım ansızın...
Bende seni unuttun. Çok yalvardım ardından, dön, bu gerçeği yalana çevir diye, duymadın bile beni. Sustum. Işığı söndü kalbimin. Soğuk ayazlar yürüyor ciğerlerime şimdi. Anlamalısın...
Üstümde hasretinin soluğu var... Nefeslerim asırlık içimde. Ölmüyorum ama yaşamıyorum da. Ağaçların çiçeklerin rengi yok, kar yağmıyor, bahar olmuyor artık. Hasretini örtüp üstüme, tatlı rüyalara dalayım...
Gitmedin ve kalmadın da... İçimde asırlık çınarlar devrilirken, uzaktan seyrettin yıkıntılarımı, bu koskoca denizdeki gel-git leri. Şarkılardan fallar tutup sana gönderdim, serseri yüreğin titresin, üç-beş...
Yüreğim ellerimde yaralı bir kuş, Nasıl yaptın bilmiyorum, Nası terkettin camdan kafesini, Kimlere acıktın, nelere susadın, Yüreğim ellerimde yaralı bir kuş, Git artık uç kendi...
Sevgimi unutmak için bu eziyet yüreğime, Bilmem kuş seslerini dolaşmam gezdiğin yerlerde, Bu güneş o güneş midir bilmem, Ve tanımam ay ışığını sensiz gecelerimde....
Birdenbire oluyor herşey, Birdenbire bakışları yüzüme değiyor, Hiç ummadığım zamanlarda, Gün ortasında gece oluyor, Vazgeçtiğim anda her bişeyden, Birdenbire başım göğe eriyor, Anlaşılmaz bir dua...
Sen özgür oralarda kendince, Burada ben ve güneş, İki yalnız, iki biçare, İki yıkılmış sevdalı, Bilsen nasıl yanarız, Bilsen nasıl tutuşur hergece, Özlemler içinde yüreklerimiz,...
Bende birtek ıslak bakışın kaldı. Yalan oldu herşey. Susuz geçen yazlar misali kurudu topraklarım. Birtek sevinç bile filizlenmedi, çiçek açmadı meyve ağaçlarım. Bende birtek tatlı...
Yer yerinden sarsıldığı gün düştük bu dipsiz kuyuya. Şimdi o kuyunun duvarlarına çarpa çarpa derinlere iniyoruz. Bizi o kuyuya kim itti, bizi ne çekti bilmiyorum...
Yalnızım. Sana koşuyorum. Sevda yanığı her bir yerim. Mavi tütsü dumanı bir ormandan geçiyorum. Mor salkımlı acılar sarkıyor ağaçlardan.Çarpa çarpa, vura vura sevdana, buram buram...
Gül bahçelerine, yeşil vadilere girmenin zamanı geldi artık. Galiba insana bu kara bataklar, bu balçık çamurlar biraz fazla.. Allah’a şükür ki, bu karanlığın ortasında olsam...